Kullanıcı Adı:  Üye Olacağım
Şifre:  Şifremi Unuttum!
Hatırla?  

03 Jul 2012 Hakiki Deryalar Damlalardan Oluşur..!

Gerçek Deryalar Damlalardan Oluşur





Hiç unutamayacağım insanlardan birisi muhterem Mehmet Kırkıncı Hoca'nın rahmetli babası, Celal Efendi'dir.

Celal Efendi, Medine'de mücâvir (mübarek bir yerde inzivaya çekilip ibadet eden, kendini o yerin hizmetine adayan), kıymetli bir insandı.

Orada vefat etti ve oraya defnedildi. Yanına gittiğimde çok yaşlanmıştı. Îlerleyen yaşına ve rahatsızlıklarına rağmen namazlarını aksatmıyor, sünnetleri de ayakta kılıyordu.

Ama oturup kalkmakta zorlandığı için namazlarını yatağının yanında kılıyor; ayağa kalkabilmesi için yatağa tutunması gerekiyordu. Bu şekilde tamamladığı bir namazdan sonra bana demişti ki: "Hocam, ben böyle namaz kılarken yatağa tutunarak kalkıyorum, oluyor mu namazım?"

O tabloyu hiç unutamayacağım. O ne güzel şuur.. her şeye rağmen kulluğunu gereğince eda etmeye çalışmak; ama yine de yaptığıyla yetinmemek ve daha iyisini aramak..

Evet, namaz bizi ahirette kurtaracak bir sermayedir. Onun için namaz hususunda çok hassas davranmak gerekir.

Allah (celle celâlühû) onun kıymetini ruhlarımıza duyursun ve eksiğiyle gediğiyle namazlarımızı kabul buyursun.

O koca koca deryalar da, engin çağlayanlar da göklerden gelen mini mini damlalardan oluşur.
Daha rüyanın başında deryayı görmek isteyenler, ömür boyu hep rüya görür dururlar.

Allah Teâlâ, yaptığı işleri yaparken sizin markalarınızı basıyor üzerlerine. Siz zannediyorsunuz ki, biz yaptık. Hâlbuki çok iyi bilmek lazım: Her şey ısmarlama bir yerden çıkıyor.

Sahip çıkıp zulmetmemek lazım. "Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür." (Lokman, 31/13) Evet, Allah'a ortak koşmak, icraatında başkalarının tesirini kabul etmek en büyük bir zulümdür.

Oysaki bizim davamız tevhid davasıdır. Biz oturur kalkar "Allah birdir" deriz. "Allah birdir" derken O'nun bazı icraatını kendimize mal etmenin âlemi ne?

Hz. Aişe validemiz, "Kendini iyi ve hayırlı zanneden iyi ve hayırlı değildir; kötü ve günahkârdır. Kendini kötü ve günahkâr kabul eden de iyi ve hayırlıdır." diyor.

Bu mübarek söz, üzerinde genişçe durulması, tahlil edilmesi gereken bir vecîzedir. Evet, kendini ehl-i ihsandan zannetmek; umumi manada, her halini, kalbi, içi-dışı, davranışları ve düşüncelerini güzel kabul etmek; ya da kendisini, Allah'ı görüyor gibi O'na kulluk yapan veya bu duyguyu yakalayamamışsa bile Allah'ın onu gördüğü şuuruyla davranan hayırlı bir insan bilmek demektir.

Îşte, kendini bu manada bir insan zanneden şahıs aslında kötü ve günahkârdır. Böyle düşünen bir insan temelde kötülük yoluna girmiş sayılır.

Çünkü böyle bir insan kusurunu göremez. Ve dolayısıyla hiç farkına varmadan iyilik yolundan ayrılır, kötülük yoluna girer.
Ben değişmem, ben buyum!

"Ben değişmem, ben buyum." diyen kimse hiç değişmez. Çünkü değişmeye niyeti yoktur. "Ben değişmem, ben buyum." sözü bir bakıma doğrudur. Însanlar hiçbir zaman bütün bütün değişmezler.

 Çok ciddi presten geçseler bile kendi hususiyetlerini hâlâ üzerlerinde barındırırlar. Yani, üzümün şırası üzüm şırası olur.. kayısınınki kayısı şırası. Arpanınki de boza olur.

Hepsi de sıvıdır, hepsinin ekşi, az buruksu tatları vardır. Birbirine benzerler; ama yine de kendilerine ait bazı hususiyetleri vardır. Îşte bu söz "Herkes kendidir." manasına bir bakıma doğrudur.

Fakat insanlar hiç değişmez de değildir. "Hiç değişmez." derseniz peygamber gönderilmesinin bir anlamı olmadığını da iddia etmiş olursunuz.

Çünkü onlar, potansiyel insanı mükemmel insan seviyesine çıkarmak için gönderilmiştir. Însanın içindeki bir kısım istidatları ateşleme, fitilleme maksadına matuf gönderilmişlerdir.

Onlar, insanları terbiyeye tâbi tutarlar. Rehabilite ederler. Böylece sadece dış görünüş itibariyle, zahiren insan görünen fertler hakiki insan haline gelir.

Ama herkes kendi istidadı çerçevesinde kalır; kendi kemâlât arşına ulaşır; daha ötesine gidemez.

Evet, her fert terbiye ile işe yarayacak hale, cennete ehil keyfiyete gelebilir. Her insan cehennemden kurtulabilecek seviyeye yükselebilir. Herkes, insanlara faydalı olabilecek dereceye çıkabilir. Enbiyanın gönderilmesi de buna delalet eder.

Allah'ın Kur'ânı Kerim'de değişik yerlerdeki emirleri, fermanları onu gösteriyor. Însan potansiyel olarak Ahsen-i takvîm (en güzel suret) üzere yaratılıyor.

Dolayısıyla bu manada "Ben değişmem, mahiyetim bu, Allah beni böyle yaratmış." diyen insan kendine mazeret arıyor demektir ve bu söz kat'iyen doğru değildir.
Henüz yolun başındayım

Peygamberlik davasının vârisleri belli ölçüde payelerini bilirler; çünkü onlar pek çoğu itibarıyla, mahviyete kilitlendiklerinden dolayı "Benim üstümde daha çok mesafe var." derler.

Onlar hakkında ikrâm-ı ilahî ve ihsân-ı ilahî, Allah'ın nasip ettiği pek çok lütfu gizli tutması, ikramları ketmetmesi şeklinde tecelli ettiğinden; şu zamanda yaşayan bir arkadaşımızı Şah-ı Geylanî'nin yanına koysalar,

Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) huzurunda aynı rahle-i tedriste oturtsalar, yine o der ki "Benim önümde çok yol var; ben yolun başındayım." Mesleğimiz itibarıyla böyle olması da gereklidir.

Hele hususiyle günümüzde pek çok insanın öyle rüyalarla, yakazalarla aldandığı bir dönemde bence en büyük ihsân-ı ilahî odur: insanın kendini sürekli başlangıçta görmesi.

Însanın kendini yolun başında, başlangıçta görmesi onda daimî gerilim hâsıl eder; tırmanma azmini coşturur, şahlandırır. Aynı zamanda onu gururdan, kendini beğenmeden, bir şey olma mülahazasından da uzak tutar. Böylece o, başka şeylere de talip olmaz.

Allah (celle celâlühû) onu müşîr (mareşal) yapar da fakat o hiç farkında değildir; kendini nefer olarak görür. Önüne bazen ekstradan çerezler saçılan bir nefer gibi görür. Halis olduğu zamanlar da "Ben bunları istemiyorum" der.

    Koca deryalar bile göklerden gelen mini mini damlalardan oluşur. Daha rüyanın başında deryayı görmek isteyenler, ömür boyu hep rüya görür dururlar.
   
 Însanlar hiçbir zaman bütün bütün değişmeseler bile, 'ben değişmem' diyen kimse hiç değişmez. Çünkü onun zaten değişmeye niyeti yoktur.
   
 Cenab-ı Hakk'ın bizim hakkımızdaki en büyük ikrâm ve ihsânı; O'nun nasip ettiği pek çok lütfu gizli tutması, ikramları göstermemesi şeklinde tecelli eder.

Allah Resûlü'nün fazileti

Hz. Üstad'ın yaklaşımıyla kâinata bir ağaç nazarıyla bakılırsa, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) o ağacın çekirdeğidir; eğer bir kitap misaliyle bakılırsa, o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.

Bir çekirdekten kocaman bir kâinat meydana getirmek Cenab-ı Hakk'ın kudretine ağır gelmez.

Ve zaten hep öyle yapıyor; çok küçük tohumlardan pek büyük meyveler yaratıyor. Onun yarattığı ilk çekirdek Efendimiz'dir.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) pek çok cihetle diğer peygamberlerden daha faziletlidir. Mesela; Resûl-i Ekrem vazifesini yapıp gitmiştir; ama dini ve getirdiği mesajı devam etmektedir.

"Bir işe sebep olan onu yapan gibidir." sırrınca ümmet-i Muhammed'in sevaplarının bir misli Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) defter-i hasenâtına kaydolmaktadır.

Biz her ezandan sonra dahi O'na dua ediyoruz; "Rabb'im, Hz. Muhammed'i kendisine vaat ettiğin Makam-ı Mahmud'a ulaştır." diyoruz.

Her gün değişik vesilelerle pek çok defa O'na dua ediyoruz. Îçinde yaşadığımız çağdaki bütün fitnelere rağmen hâlâ şu bir buçuk milyar

Müslüman dünyasının en az bir milyarı doğru ibadet ediyor, doğru ezan okuyor, doğru kâmet yapıyor ve her zaman Allah Resûlü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) biatlerini yeniliyor, O'na dua ediyor.

Kur'an-ı Kerim, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinden her ismin a'zam mertebesinden geliyor. Efendimiz de Îsm-i A'zam'ın mazharıdır.

Zaten Îsm-i A'zam'ın mazharı olmayan, Îsm-i A'zam'ın ve her ismin a'zam mertebesinin tecellisi olan şeye muhatap olamaz, onu kavrayamaz.

Mutlaka kendi mâyesinde onun bulunması, donanımının ona göre olması lazım. Evrensel bir peygamber, alemşümul bir peygamber.. bu şu demektir; Însanlık ağacına ait bütün hususiyetler çekirdek halinde O'nda vardır.

Hangi peygamber olursa olsun, hangi manayı, hangi gerçeği, hangi hakikati, hangi ismin tecellisini temsil ederse etsin, bunların bir numunesi, şöyle böyle bir esintisi Efendimiz'de (sallallahu aleyhi ve sellem) mutlaka vardır.

Bununla beraber, diğer peygamberlerin O'nun yanında kıymetleri yokmuş gibi düşünülmesi şeklindeki haddinden fazla tenzîle, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisi de razı olmamıştır.

Mesela, bir sahabiyle bir yahudi arasındaki "Hazreti Musa mı üstündü Efendimiz mi?" münakaşasında sahabi Yahudi'ye bir tokat vuruyor. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), "Beni Musa'ya tercih etmeyin.

Haşr u neşr olduğunda O'nu arşın kaidelerine tutunmuş olarak göreceğim. Bilmiyorum daha önce yaşadığı (Tur'daki tecellî neticesinde meydana gelen) baygınlıktan dolayı mı yeni bir baygınlık yaşamadı, yoksa önce mi haşr oldu." diyor.

Hâsılı, diğer peygamberler de, peygamber olmayanların asla ulaşamayacağı mertebededirler.

Fakat onlar bazı hususlarla anılıyor olsalar bile mutlak fazilet Kâinatın Îftihar Tablosu'na aittir. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) fazilet bakımından en öndedir.


Share on Facebook! Share on Twitter! StumbleUpon

Makaleler « Manşet »

» Salavat-ı Şerife » Kutlu Zaman Dilimi Üç Aylar » Mürşidin gerekliliği - Kalp Alemi
» Îslâmî bilginin kalbi: Îlmihal » Kutlu Aynadan Kendimize Bakarken » Her Durumda Ölümü Anmanın Fazileti
» Başörtüsü, Dinin Açık Emridir » Dindarlık ve Dinî Hassasiyet » Evlilik ve Aile Hayatı
» Înayet Çağrısı » Îslam'da Evlilik Nasıl Gerçekleşir? » BÎr Müslüman Nasıl Olmalı?
» Kardeşlik Sadâkat ve Nasihat » Anne Babanın Görevleri » Günahlar ve Sevaplar
» Îsraf Ve Dini Sorumluluklarımız » Namaz Kılmayanın Hali..! » Hayatın Gayesi
» Tatil Ve Lüks Hayat » Kamil Niyetin Özellikleri » Hakiki Deryalar Damlalardan Oluşur..!
» Berat Kandili'ne Doğru » Günahlarımıza Veda Mübarek Berat Kandil'i » Îslam'da Meclis'de Konuşma,Sohbet Adabı
» Kırık Dilekçem ve Kuran-ı Kerim Hüznü » Çocuk Sevgisi Aşırı Olunca Şirk Şüphesi » Örnek Însan: Mevlana Celaleddin Rumi
» Dergah'Larda Yapılan Îslami Sohbet'in Faydaları » Ramazan-ı Şerif'in Mükemmel Müslüman 'a BereketLeri » Namaz'ın Önemi Aman Namaza Dikkat
» Kalbimizdeki Sevgi'yi Nasıl Îfade Edebiliriz..? » Hatalarımızı Ve Kusurlarımızı Araştırmanın Yolları » Aile Hayat-ı Ve Aile Sevinci
» Dini Hayatımız Ve Hassasiyet-imiz » Asker-Lik Yapmanın Önemi » Fani Dünya-da Hayret Ettiklerimiz
» Îlk Müslümanlar Akla Ahenk Veren Azim-Leri » En Mübarek Nesil..? » Mübarek Üç Aylarda Bize Düşen Görevlerimiz
» Müslüman-ı Müslüman-a Kırdıran Fitne-Lik » Mübarek Ramazan-da Îhtiyac Sahiplerine El Uzatma » Şaytan-ın Yardımıyla Çekememezlik
» Îslamiyetde Boşanmak » Dinimize Göre Evlilik Bilgileri » Ramazan-ı Şerif de Yapmamız Gerekenler
» Müjedeler Olsun Ramazan-ı Şerif Geldi » Oruçlu Îken Dikkat Etmemiz Gerekenler » Kuran-ı Kerim'in Ramazan Ayinda Înmesi
» Vesveseden,Îçimizdeki Kötü Düşüncelerden Kurtulmanın Yolları » Kerbela Yangını Hiç Sönmediki » Mübarek Rahmet Ayı ve Bizim Yaşantımız
» Bir Mükemmel Vasıf Yaşantısı » Kuran-ı Kerim'in Îndiği o Mübarek Gece » Burak'larda Bitmez Mehmet'lerde
» Cihan Üstümüze Gelse Müslüman Türk Oğlu Türk'üz Ulan » Türkün Dağı Türkmen Dağından Kara Haber Geldi » Herkez Kör Sağır Taklidi Yapıyor
» Yarın Cuma Bilmem Anlatabildimmi » Rizeli Fatihimiz Şehit Düşdü » Fatmana Argun ( yalandunya) Ablamız Vefat Vetti
» Çanakkaleyi Bilmeyen Neslimiz Olmasın » İslami Siteleri Karalamaya Hakkınız Yok » Unutmayız Unutamayızki Aziz Şehitlerimizi
» Regaip Kandilimiz Mübarek Olsun » Tek Kaygımız Var Oda Cennet Vatan » Mücadelemizden Eminmiyiz
» Nice Kandillere Kavuşmak Dileğiyle » Şükürsüz Gereksiz İşler » Ne Kadar Şer Plan Yapsanız Boş
» Edepsizler Bizden Uzak Dursun » Ben Değil Biz Olalım » Uzun Uzun Düşünme Zamanı
» Duracak Beklicek Zaman Değil » Fitne Fesat Odakları Yine Meydanda » Zamanını Bekliyoruz
» Şeytan Aramızda » ReiS Bitti Demeden Bitmez » Müslüman Kardeşim Yanlız Değilsin
» Pkk Denen Köpek Sürüsü Seninde Kökünü Kazıyacağız » Ya Biz Biz Değiliz Ya Siz Çok Değiştiniz » Sıfırlanmak Gerekiyorsa Sıfırlarız
» Devre Göre Değil Her Devirde Ok Gibiyiz » Tamamen Olamayız Belki Ama Biraz Olalım » Nasıl Zoruma Gitmesin Gardaş
» Polisimin Askerimin Yanında Devletimin Emrindeyim » Kıbrısıma Göz Diken Soysuz Köpek » Özümüze Dönüşümüzün Temeli İçin EVET
» Kudurun Sonunuz Gelecek İnşaAllah » ReiS Bu Hiç Olmadı » Şehitlerimiz Var Yeminimiz Var Başaracağız
» Kalemin Mürekkebi Moral » Müslümanlar Elbet Birlik Olacak Elbet » Müslüman İçin Aile İçi Saygı Eşlerin Hakları
» Huzur İçin Önce Kendimize Huzur Verelim » İİT Malesef Eksik Karar Aldı » Rabbimizin Rahmetinden Umut Kesmeyelim
» İllede Rabbim İçin Cihad Etmek İsterim » Birlik Olalım Demesi Çok Kolay » Bırakın Korkularınızı Ölüm Hak
» Vur Allah Aşkına Ey Mübarek Ordu » Müslüman Olarak Niye Susuyoruz » Doğu Türkistan Neresi Bilirmisiniz
» Doğu Türkistanı Yanlız Bırakamayız » Son Neferimize Kadar Türkistan » Küffar Birlik Müslümanlar Dağınık
» Rabbim Vaadinden Dönmez » Doğu Türkistan Vicdan Konvoyunu Destekliyor » Birlik Vaktidir Uyanık Olalım
» Menzil Belli Hedef Belli » Doğu Türkistan İslam Devleti » Doğu Türkistan Sevdamız
» Biz Doğu Türkistanın Evlatlarıyız » Samimi Olup Güven Verin » Adamsın AlpAslan ÖZTÜRK
» Fazla Değil Az Biraz Müslüman Olun
*

Yorumlar

Yorum seçenekleri bu makale için kapatıldı.

Sesli Düşününce

Efendimiz (S.A.V) Ey Allahım, Seni Haccedeni Ve Haccedenin Kendisi İçin İstiğfar Ettiği Kimseyi Mağfiret Eyle.

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (S.A.V)

Cevşenül Kebir Dua

Kuranı Kerim Meali

YAZILI MEAL

Türkçe Kuranı Kerim Meali Almanca Kuranı Kerim Meali

ıngilizce Kuranı Kerim Meali

SESLı MEAL

Türkçe Kuranı Kerim Meali Almanca Kuranı Kerim Meali

ıngilizce Kuranı Kerim Meali Arapça Kuranı Kerim Meali

Rusça Kuranı Kerim Meali Fransızca Kuranı Kerim Meali

Namaz Vakitleri

ımsak
3:30
Güneş
5:31
Öğle
13:16
ıkindi
17:13
Akşam
20:49
Yatsı
22:38