Kullanřcř Adř:  ▄ye Olaca­řm
Ůifre:  Ůifremi Unuttum!
Hatřrla?  

13 Jul 2010 29-ANKEBUT:

29-ANKEBUT:

1 - Elif, Lâm, Mîm.

2 - ├Änsanlar, imtihandan ge├žirilmeden, sadece "├Äman ettik" demeleriyle b─▒rak─▒l─▒vereceklerini mi sand─▒lar?

3 - Andolsun ki, biz onlardan ├Âncekileri de imtihandan ge├žirmi┼čizdir. Elbette Allah, do─črular─▒ ortaya ├ž─▒karacak, yalanc─▒lar─▒ da mutlaka ortaya koyacakt─▒r.

4 - Yoksa k├Ât├╝l├╝kleri yapanlar bizden ka├žabileceklerini mi sand─▒lar? Ne kadar k├Ât├╝ (ve yanl─▒┼č) h├╝k├╝m veriyorlar!

5 - Her kim Allah'a kavu┼čmay─▒ umuyorsa bilsin ki, Allah'─▒n tayin etti─či o vakit elbette gelecektir. O her ┼čeyi i┼čiten ve bilendir.

6 - Cihad eden ancak kendisi i├žin cihad etmi┼č olur. ┼×├╝phesiz Allah, ├ólemlerden m├╝sta─čnidir.

7 - ├Äman edip iyi i┼čler yapanlar─▒n k├Ât├╝l├╝klerini elbette ├Ârteriz ve onlara, yapt─▒klar─▒n─▒n daha g├╝zeli ile kar┼č─▒l─▒k veririz.

8 - Biz insana, ana babas─▒na iyi davranmas─▒n─▒ tavsiye etmi┼čizdir. E─čer onlar, seni, hakk─▒nda bilgin olmayan bir ┼čeyi (k├Âr├╝ k├Âr├╝ne) bana ortak ko┼čman i├žin zorlarlarsa, onlara itaat etme. D├Ân├╝┼č├╝n├╝z ancak banad─▒r. O zaman, size yapm─▒┼č olduklar─▒n─▒z─▒ haber verece─čim.

9 - ├Äman edip iyi i┼čler yapanlar─▒, muhakkak salihler (z├╝mresi) i├žine katar─▒z.

10 - ├Änsanlardan kimi vard─▒r ki, "Allah'a inand─▒k" der; fakat Allah u─črunda eziyete u─črat─▒ld─▒─č─▒ zaman, insanlar─▒n i┼čkencesini Allah'─▒n azab─▒ gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yard─▒m gelecek olsa, mutlaka, "Do─črusu biz de sizinle beraberdik" derler. Acaba Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen de─čil midir?

11 - Allah, elbette (O'na g├Ân├╝lden) iman edenleri de, iki y├╝zl├╝leri de bilir.

12 - K├ófirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin g├╝nahlar─▒n─▒z─▒ biz y├╝klenelim" derler. Halbuki onlar─▒n hi├žbir g├╝nah─▒n─▒ y├╝klenecek de─čillerdir. Ger├žekte onlar, kesinlikle yalan s├Âylemektedirler.

13 - (Fakat ger├žek ┼ču ki) elbette kendi y├╝klerini, kendi y├╝kleriyle birlikte nice y├╝kleri (ba┼čkalar─▒n─▒ sapt─▒rman─▒n vebalini) ta┼č─▒yacaklar ve uydurup durduklar─▒ ┼čeylerden k─▒yamet g├╝n├╝ mutlaka sorguya ├žekileceklerdir.

14 - Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine g├Ânderdik de, o dokuz y├╝z elli y─▒l onlar─▒n aras─▒nda kald─▒. Sonunda, onlar zul├╝mlerini s├╝rd├╝r├╝rken tufan kendilerini yakalay─▒verdi.

15 - Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

16 - ├Äbrahim'i de g├Ânderdik. O kavmine ┼č├Âyle demi┼čti: "Allah'a kulluk edin, O'na kar┼č─▒ gelmekten sak─▒n─▒n. E─čer bilmi┼č olsan─▒z bu sizin i├žin daha hay─▒rl─▒d─▒r."

17 - "Siz Allah'─▒ b─▒rak─▒p sadece birtak─▒m putlara tap─▒yor, as─▒ls─▒z s├Âzler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'─▒ b─▒rak─▒p da tapt─▒klar─▒n─▒z, size r─▒z─▒k veremezler. O halde r─▒zk─▒ Allah kat─▒nda aray─▒n. O'na kulluk edin. Ancak O'na d├Ând├╝r├╝leceksiniz."

18 - E─čer (size tebli─č edileni) yalan sayarsan─▒z, bilin ki sizden ├Ânceki bir├žok milletler de yalan saym─▒┼člard─▒. Peygambere d├╝┼čen yaln─▒z a├ž─▒k bir tebli─čdir.

19 - Allah'─▒n mahlukunu ilk ba┼čtan nas─▒l yaratt─▒─č─▒n─▒, sonra bunu tekrarlad─▒─č─▒n─▒ g├Ârmediler mi? ┼×├╝phesiz bu, Allah'a g├Âre kolayd─▒r.

20 - De ki: "Yery├╝z├╝nde gezip dola┼č─▒n da, Allah ilk ba┼čtan nas─▒l yaratm─▒┼č bak─▒n. ├Ä┼čte Allah bundan sonra (ayn─▒ ┼čekilde) ahiret hayat─▒n─▒ da yaratacakt─▒r." Ger├žekten Allah her ┼čeye kadirdir.

21 - O, diledi─čine azab eder, diledi─čine rahmet eder. Ancak O'na d├Ând├╝r├╝leceksiniz.

22 - Siz ne yery├╝z├╝nde, ne de g├Âkte (Allah'─▒) aciz b─▒rakamazs─▒n─▒z. Allah'tan ba┼čka bir dost ve yard─▒mc─▒ da bulamazs─▒n─▒z.

23 - Allah'─▒n ├óyetlerini ve O'na kavu┼čmay─▒ ink├ór edenler var ya, i┼čte onlar benim rahmetimden ├╝mitlerini kesmi┼člerdir ve onlar i├žin ac─▒kl─▒ bir azab vard─▒r.

24 - Kavminin (├Äbrahim'e) cevab─▒ ise, "Onu ├Âld├╝r├╝n, yahut yak─▒n!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ate┼čten kurtard─▒. Do─črusu bunda, iman eden bir kavim i├žin ibretler vard─▒r.

25 - (├Äbrahim onlara) dedi ki: "Siz, s─▒rf aran─▒zdaki d├╝nya hayat─▒na has muhabbet u─čruna Allah'─▒ b─▒rak─▒p birtak─▒m putlar edindiniz. Sonra k─▒yamet g├╝n├╝ (geldi─činde) ise, kiminiz kiminizi tan─▒mayacak, kiminiz kiminizi lanetleyecektir. Varaca─č─▒n─▒z yer cehennemdir. Ve hi├ž yard─▒mc─▒n─▒z da yoktur."

26 - Bunun ├╝zerine ona sadece Lut iman etti. (├Äbrahim) de dedi ki: "Ben Rabbime hicret edece─čim. ┼×├╝phe yok ki O ├žok g├╝├žl├╝d├╝r, h├╝k├╝m ve hikmet sahibidir."

27 - O'na ├Äshak ve Yakub'u ba─č─▒┼člad─▒k. Peygamberli─či ve kitaplar─▒, onun soyundan gelenlere verdik. Onu d├╝nyada m├╝kafatland─▒rd─▒k. ┼×├╝phesiz o, ahirette de salihler (z├╝mresin)dendir.

28 - Lut'u da g├Ânderdik. O kavmine demi┼čti ki: "Ger├žekten siz, daha ├Ânce hi├žbir milletin yapmad─▒─č─▒ bir hayas─▒zl─▒─č─▒ yap─▒yorsunuz!"

29 - "(Bu il├óh├« ikazdan sonra) siz, ille de erkeklere yakla┼čacak, yol kesecek ve toplant─▒lar─▒n─▒zda edepsizlik yapacak m─▒s─▒n─▒z?" Kavminin cevab─▒ ise, ┼č├Âyle demelerinden ibaret oldu: "Do─čru s├Âyleyenlerden isen Allah'─▒n azab─▒n─▒ getir bize!"

30 - (Lut:) "Ey Rabbim! ┼×u fesat├ž─▒lar g├╝ruhuna kar┼č─▒ bana yard─▒m eyle" dedi.

31 - El├žilerimiz ├Äbrahim'e (iki o─čul verece─čimize dair) m├╝jdeyi getirdiklerinde ┼č├Âyle dediler: "Biz bu memleket halk─▒n─▒ helak edece─čiz. ├ç├╝nk├╝ oran─▒n halk─▒ zalim kimselerdir."

32 - (├Äbrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" ┼×├Âyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulundu─čunu ├žok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaraca─č─▒z. Yaln─▒z kar─▒s─▒ m├╝stesna; o geride (azabda) kalacaklar aras─▒ndad─▒r. "

33 - El├žilerimiz Lut'a gelince, onlar hakk─▒nda tasaland─▒. Ve onlar(─▒ d├╝┼č├╝nmesi) sebebiyle takatten d├╝┼čt├╝. O'na: "Korkma, tasalanma! ├ç├╝nk├╝ biz seni de, aileni de kurtaraca─č─▒z. Yaln─▒z (azabda) kalacaklar aras─▒nda bulunan kar─▒n m├╝stesna" dediler.

34 - "Biz ┼č├╝phesiz bu memleket halk─▒n─▒n ├╝zerine, yoldan ├ž─▒kmalar─▒na kar┼č─▒l─▒k (feci) bir azab indirece─čiz."(dediler).

35 - Andolsun ki biz, akl─▒n─▒ kullanacak bir kavim i├žin oradan apa├ž─▒k bir ibret ni┼čanesi b─▒rakm─▒┼č─▒zd─▒r.

36 - Medyen'e de karde┼čleri ┼×uayb'─▒ g├Ânderdik ve ┼×uayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret g├╝n├╝ne ├╝mit ba─člay─▒n, yery├╝z├╝nde bozgunculuk yaparak kar─▒┼č─▒kl─▒k ├ž─▒karmay─▒n!" dedi.

37 - Fakat onu yalanc─▒l─▒kla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sars─▒nt─▒ yakalay─▒verdi ve yurtlar─▒nda diz ├╝st├╝ ├ž├Âkekald─▒lar.

38 - Ad ve Semud'u da (helak ediverdik). Sizin i├žin, (onlar─▒n ba┼č─▒na nelerin geldi─či) oturduklar─▒ yerlerden apa├ž─▒k anla┼č─▒lmaktad─▒r. ┼×eytan onlara yapt─▒klar─▒ i┼čleri g├╝zel g├Âsterip onlar─▒ do─čru yoldan ├ž─▒kard─▒. Oysa bak─▒p g├Ârebilecek durumdayd─▒lar.

39 - Karun'u, Firavun'u ve H├óm├ón'─▒ da (helak ettik). Andolsun ki, Musa onlara apa├ž─▒k deliller getirmi┼čti de onlar yery├╝z├╝nde b├╝y├╝kl├╝k taslam─▒┼člard─▒. Halbuki (azab─▒m─▒z─▒ a┼č─▒p ) ge├žebilecek de─čillerdi.

40 - Nitekim onlardan herbirini g├╝nahlar─▒ sebebiyle su├ž ├╝st├╝ yakalad─▒k: Kiminin ├╝zerine ta┼člar savuran r├╝zgarlar g├Ânderdik, kimini korkun├ž bir ses yakalad─▒, kimini yerin dibine ge├žirdik, kimini de suda bo─čduk. Allah onlara zulmetmiyor, as─▒l onlar kendilerine yaz─▒k ediyorlard─▒.

41 - Allah'tan ba┼čka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan ├Âr├╝mce─čin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en ├ž├╝r├╝─č├╝ ┼č├╝phesiz ├Âr├╝mcek yuvas─▒d─▒r. Ke┼čke bilselerdi.

42 - Allah, onlar─▒n kendisini b─▒rak─▒pta hangi ┼čeye yalvard─▒klar─▒n─▒ ┼č├╝phesiz ki bilir. O mutlak g├╝├ž ve hikmet sahibidir.

43 - ├Ä┼čte biz bu temsilleri insanlar i├žin getiriyoruz; fakat onlar─▒ ancak bilenler d├╝┼č├╝n├╝p anlayabilir.

44 - Allah g├Âkleri ve yeri hak olarak yaratt─▒. ┼×├╝phesiz bunda, iman edenler i├žin bir ni┼čane bulunmaktad─▒r.

45 - Sana vahyedilen Kitab─▒ oku ve namaz─▒ k─▒l. Muhakkak ki namaz hayas─▒zl─▒ktan ve k├Ât├╝l├╝kten al─▒koyar. Allah'─▒ anmak elbette en b├╝y├╝k ibadettir. Allah yapt─▒klar─▒n─▒z─▒ bilir.

46 - ├Ä├žlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en g├╝zel yoldan m├╝cadele edin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim il├óh─▒m─▒z da, sizin il├óh─▒n─▒z da birdir ve biz O'na teslim olmu┼čuzdur."

47 - (Resul├╝m!) ├Ä┼čte sana (├Ânceki kitaplar─▒ tasdik eden) bu kitab─▒ indirdik. Onun i├žin, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. ┼×unlardan da ona iman eden nice kimseler vard─▒r. Ayetlerimizi ancak k├ófirler bile bile ink├ór eder.

48 - Sen bundan ├Ânce, ne bir yaz─▒ okur, ne de elinle onu yazard─▒n. ├ľyle olsayd─▒, bat─▒la uyanlar ku┼čku duyarlard─▒.

49 - Hay─▒r, o (Kur'├ón), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apa├ž─▒k ├óyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile ink├ór eder.

50 - "Ona Rabbinden (ba┼čkaca) mucize indirilmeli de─čil miydi?" derler. Cevaben de ki: "Mucizeler ancak Allah'─▒n kat─▒ndad─▒r. Ben ise sadece apa├ž─▒k bir uyar─▒c─▒y─▒m."

51 - Sana indirdi─čimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim i├žin elbette bir rahmet ve ├Â─č├╝t vard─▒r.

52 - De ki: Benimle sizin aran─▒zda ┼čahit olarak Allah yeter. O, g├Âklerde ve yerde ne varsa bilir. Bat─▒la inan─▒p ink├ór edenler var ya, i┼čte ziyana u─črayacaklar onlard─▒r.

53 - Senden azab─▒ ├žar├žabuk (getirmeni) istiyorlar. E─čer ├Ânceden tayin edilmi┼č bir vade olmasayd─▒, azab elbette onlara gelip ├žatm─▒┼čt─▒. Fakat yine de, hi├ž fark─▒na varmad─▒klar─▒ bir s─▒rada o kendilerine mutlaka gelecektir.

54 - (Evet) senden azab─▒ ├žar├žabuk (getirmeni) istiyorlar. Halbuki cehennem, hi├ž ┼č├╝pheleri olmas─▒n, k├ófirleri ku┼čatacakt─▒r.

55 - O g├╝nde azap, onlar─▒ hem ├╝stlerinden, hem ayaklar─▒n─▒n alt─▒ndan saracak ve Allah (onlara), "Yapt─▒klar─▒n─▒z─▒n cezas─▒n─▒ tad─▒n!" diyecektir.

56 - Ey iman eden kullar─▒m! ┼×├╝phesiz benim yaratt─▒─č─▒m yery├╝z├╝ geni┼čtir. O halde yaln─▒z bana kulluk edin.

57 - Her can ├Âl├╝m├╝ tadacakt─▒r. Sonunda bize d├Ând├╝r├╝leceksiniz.

58 - ├Äman edip g├╝zel i┼čler yapanlar─▒, (evet) muhakkak ki onlar─▒, altlar─▒ndan ─▒rmaklar akan ve i├žinde ebed├« kalacaklar─▒ cennet k├Â┼čklerine yerle┼čtirece─čiz. (B├Âyle iyi) i┼čler yapanlar─▒n m├╝kafat─▒ ne g├╝zeldir!

59 - Ki onlar, sabretmi┼č olup yaln─▒z Rablerine g├╝venip dayanmaktad─▒rlar.

60 - Nice hayvanlar var ki, r─▒zk─▒n─▒ (biriktirip yan─▒nda) ta┼č─▒m─▒yor. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒n da, sizin de r─▒zk─▒n─▒z─▒ Allah veriyor. O, her ┼čeyi i┼čitir ve bilir.

61 - Andolsun ki onlara, "G├Âkleri ve yeri yaratan, g├╝ne┼či ve ay─▒ buyru─ču alt─▒nda tutan kimdir?" diye sorsan "Allah" derler. O halde nas─▒l (haktan) ├ževrilip d├Ând├╝r├╝l├╝yorlar?

62 - Allah, kullar─▒ndan diledi─čine r─▒zk─▒ bol bol verir, diledi─čine de k─▒sar. ┼×├╝phesiz Allah, her ┼čeyi hakk─▒yla bilendir.

63 - Andolsun ki onlara, "G├Âkten su indirip, onunla ├Âl├╝m├╝n├╝n ard─▒ndan yery├╝z├╝n├╝ canland─▒ran kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah " derler. De ki: (├ľyleyse) hamd de Allah'a mahsustur. Fakat ├žoklar─▒ ak─▒llar─▒n─▒ kullanmazlar.

64 - Bu d├╝nya hayat─▒ sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, i┼čte as─▒l hayat odur. Ke┼čke bilmi┼č olsalard─▒.

65 - Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yaln─▒z O'na has k─▒larak (ihlasla) Allah'a yalvar─▒rlar. Fakat onlar─▒ salimen karaya ├ž─▒kar─▒nca, bir bakars─▒n ki, (Allah'a) ortak ko┼čmaktad─▒rlar.

66 - Kendilerine verdiklerimize nank├Ârl├╝k etsinler ve saf├ó s├╝rs├╝nler bakal─▒m! Ama yak─▒nda bilecekler.

67 - ├çevrelerinde insanlar kap─▒l─▒p g├Ât├╝r├╝l├╝rken (├Âld├╝r├╝l├╝rken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke'yi) g├╝ven i├žinde kuds├« bir yer yapt─▒─č─▒m─▒z─▒ g├Ârmediler mi? H├ól├ó bat─▒la inan─▒p Allah'─▒n nimetine nank├Ârl├╝k m├╝ ediyorlar?

68 - Allah'a kar┼č─▒ yalan uyduran, yahut kendisine hak gelmi┼čken onu yalan sayandan daha zalim kimdir? Cehennemde k├ófirlere yer mi yok?

69 - Ama bizim yolumuzda cihad edenleri, elbette kendi yollar─▒m─▒za eri┼čtirece─čiz. Hi├ž ┼č├╝phe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

Share on Facebook! Share on Twitter! StumbleUpon

Makaleler « Elmal─▒l─▒ Muhammed Hamdi Yaz─▒r (T├╝rk├že) »

» 58-M├ťCADELE: » 114-NAS: » 29-ANKEBUT:
» 85-BURUC: » 113-FELAK: » 28-KASAS:
» 57-HAD├ÄD: » 86-TARIK: » 56-VAK├ÄA:
» 55-RAHMAN: » 83-MUTAFF├ÄF├Ä » 111-TEBBET:
» 26-┼×UARA: » 84-├ÄN┼×├ÄKAK: » 112-├ÄHLAS:
» 27-NEML: » 25-FURKAN: » 54-KAMER:
» 82-├ÄNF├ÄTAR: » 110-NASR: » 80-ABESE:
» 108-KEVSER: » 23-M├ť'M├ÄNUN: » 52-TUR:
» 81-TEKV├ÄR: » 109-KAF├ÄRUN: » 24-NUR:
» 53-NECM: » 107-MA'UN: » 22-HAC:
» 51-ZAR├ÄYAT: » 48-FET├ÄH: » 50-KAF:
» 79-NAZ├Ä'AT: » 77-M├ťRSELAT: » 49-HUCURAT:
» 78-NEBE': » 106-KUREY┼×: » 21-ENB├ÄYA:
» 105-F├ÄL: » 20-TAHA: » 76-├ÄNSAN:
» 104-H├ťMEZE: » 19-MERYEM: » 75-KIYAMET:
» 103-ASR: » 18-KEHF: » 47-MUHAMMED:
» 74-M├ťDDESS├ÄR: » 102-TEKAS├ťR: » 17-├ÄSRA:
» 101-KAAR├Ä'A: » 16-NAHL: » 46-AHKAF:
» 73-M├ťZZEMM├ÄL: » 45-CAS├ÄYE: » 43-ZUHRUF:
» 72-C├ÄN: » 100-AD├ÄYAT: » 15-H├ÄCR:
» 44-DUHAN: » 71-NUH: » 99-Z├ÄLZAL:
» 14-├ÄBRAH├ÄM: » 70-MEAR├ÄC: » 98-BEYY├ÄNE:
» 13-RA'D: » 41-FUSS├ÄLET: » 42-┼×URA:
» 40-M├ť'M├ÄN: » 69-HAKKA: » 97-KAD├ÄR:
» 12-YUSUF: » 39-Z├ťMER: » 68-KALEM:
» 96-ALAK: » 11-HUD: » 38-SAD:
» 67-M├ťLK: » 95-T├ÄN: » 10-YUNUS:
» 66-TAHR├ÄM: » 94-├ÄN┼×├ÄRAH: » 9-TEVBE:
» 37-SAFFAT: » 65-TALAK: » 93-DUHA:
» 8-ENFAL: » 36-YAS├ÄN: » 35-FATIR:
» 64-TEđABUN: » 92-LEYL: » 7-ARAF:
» 63-M├ťNAF├ÄKUN: » 91-┼×EMS: » 6-EN'AM:
» 34-SEBE': » 62-CUM'A: » 90-BELED:
» 5-MA├ÄDE: » 33-AHZAB: » 1-FAT├ÄHA:
» 30-RUM: » 59-HA┼×R: » 87-A'LA:
» 2-BAKARA: » 32-SECDE: » 61-SAF:
» 89-FECR: » 4-N├ÄSA: » 60-M├ťMTEH├ÄNE:
» 88-đA┼×├ÄYE: » 3-AL-├Ä ├ÄMRAN: » 31-LOKMAN: