Kullanıcı Adı:  Üye Olacağım
Şifre:  Şifremi Unuttum!
Hatırla?  

13 Jul 2010 15-HÎCR:

15-HÎCR:

1 - Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir.

2 - Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

3 - Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.

4 - Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.

5 - Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

6 - Dediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun."

7 - "Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."

8 - Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.

9 - Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.

10 - Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.

11 - Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.

12 - Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.

13 - Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.

14 - Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

15 - "Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.

16 - Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

17 - Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.

18 - Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.

19 - Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

20 - Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.

21 - Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.

22 - Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.

23 - Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.

24 - Andolsun ki biz, içinizden Îslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.

25 - Şüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.

26 - Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

27 - Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

28 - Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."

29 - Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."

30 - Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

31 - Yalnız Îblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

32 - Allah buyurdu ki: "Ey Îblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

33 - Îblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."

34 - Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."

35 - "Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."

36 - Îblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

37 - Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."

38 - "Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."

39 - Îblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

40 - "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."

41 - Allah şöyle buyurdu: "Îşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."

42 - "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."

43 - "Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir."

44 - "Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır."

45 - Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.

46 - Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.

47 - Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.

48 - Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

49 - Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.

50 - Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:

51 - Hem o kullara, Îbrahim'in misafirlerinden de haber ver.

52 - Hani melekler, Îbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, Îbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

53 - Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

54 - Îbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"

55 - Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.

56 - Îbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

57 - "Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.

58 - Melekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.

59 - Ancak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.

60 - Yalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.

61 - Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,

62 - Lût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."

63 - Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

64 - "Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz."

65 - "Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."

66 - Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."

67 - Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.

68 - Lût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."

69 - "Allah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin."

70 - Lût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"

71 - Lût şöyle dedi: "Îşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).

72 - Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

73 - Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.

74 - Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

75 - Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.

76 - Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.

77 - Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.

78 - Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.

79 - Biz Eyke halkından da intikâm aldık. Îkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

80 - Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.

81 - Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı

82 - Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

83 - Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.

84 - Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

85 - Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.

86 - Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.

87 - Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.

88 - Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.

89 - De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."

90 - (Înanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

91 - Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.

92 - 93 - Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.

94 - Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.

95 - Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

96 - Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.

97 - Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.

98 - O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.

99 - Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

Share on Facebook! Share on Twitter! StumbleUpon

Makaleler « Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (Türkçe) »

» 58-MÜCADELE: » 114-NAS: » 29-ANKEBUT:
» 85-BURUC: » 113-FELAK: » 28-KASAS:
» 57-HADÎD: » 86-TARIK: » 56-VAKÎA:
» 55-RAHMAN: » 83-MUTAFFÎFÎ » 111-TEBBET:
» 26-ŞUARA: » 84-ÎNŞÎKAK: » 112-ÎHLAS:
» 27-NEML: » 25-FURKAN: » 54-KAMER:
» 82-ÎNFÎTAR: » 110-NASR: » 80-ABESE:
» 108-KEVSER: » 23-MÜ'MÎNUN: » 52-TUR:
» 81-TEKVÎR: » 109-KAFÎRUN: » 24-NUR:
» 53-NECM: » 107-MA'UN: » 22-HAC:
» 51-ZARÎYAT: » 48-FETÎH: » 50-KAF:
» 79-NAZÎ'AT: » 77-MÜRSELAT: » 49-HUCURAT:
» 78-NEBE': » 106-KUREYŞ: » 21-ENBÎYA:
» 105-FÎL: » 20-TAHA: » 76-ÎNSAN:
» 104-HÜMEZE: » 19-MERYEM: » 75-KIYAMET:
» 103-ASR: » 18-KEHF: » 47-MUHAMMED:
» 74-MÜDDESSÎR: » 102-TEKASÜR: » 17-ÎSRA:
» 101-KAARÎ'A: » 16-NAHL: » 46-AHKAF:
» 73-MÜZZEMMÎL: » 45-CASÎYE: » 43-ZUHRUF:
» 72-CÎN: » 100-ADÎYAT: » 15-HÎCR:
» 44-DUHAN: » 71-NUH: » 99-ZÎLZAL:
» 14-ÎBRAHÎM: » 70-MEARÎC: » 98-BEYYÎNE:
» 13-RA'D: » 41-FUSSÎLET: » 42-ŞURA:
» 40-MÜ'MÎN: » 69-HAKKA: » 97-KADÎR:
» 12-YUSUF: » 39-ZÜMER: » 68-KALEM:
» 96-ALAK: » 11-HUD: » 38-SAD:
» 67-MÜLK: » 95-TÎN: » 10-YUNUS:
» 66-TAHRÎM: » 94-ÎNŞÎRAH: » 9-TEVBE:
» 37-SAFFAT: » 65-TALAK: » 93-DUHA:
» 8-ENFAL: » 36-YASÎN: » 35-FATIR:
» 64-TEABUN: » 92-LEYL: » 7-ARAF:
» 63-MÜNAFÎKUN: » 91-ŞEMS: » 6-EN'AM:
» 34-SEBE': » 62-CUM'A: » 90-BELED:
» 5-MAÎDE: » 33-AHZAB: » 1-FATÎHA:
» 30-RUM: » 59-HAŞR: » 87-A'LA:
» 2-BAKARA: » 32-SECDE: » 61-SAF:
» 89-FECR: » 4-NÎSA: » 60-MÜMTEHÎNE:
» 88-AŞÎYE: » 3-AL-Î ÎMRAN: » 31-LOKMAN: