Kullanřcř Adř:  ▄ye Olaca­řm
Ůifre:  Ůifremi Unuttum!
Hatřrla?  

13 Jul 2010 41-FUSSÎLET:

41-FUSSÎLET:

1 - Hâ Mîm.

2 - Bu Kur'├ón Rahm├ón ve Rah├«m olan Allah taraf─▒ndan indirilmi┼čtir.

3 - Bu, Arap├ža bir Kur'an olarak, ├óyetleri bilen bir kavim i├žin ay─▒rt edilip a├ž─▒klanm─▒┼č bir kitapt─▒r.

4 - O, m├╝jdeleyici ve uyar─▒c─▒ olarak g├Ânderilmi┼čtir. Fakat insanlar─▒n ├žo─ču y├╝z ├ževirmi┼člerdir. Art─▒k onlar ger├že─či i┼čitmezler.

5 - Onlar: "Ey Muhammed! Senin bizi davet etti─čin ┼čeye kar┼č─▒ kalplerimiz kapal─▒d─▒r. Kulaklar─▒m─▒zda da bir a─č─▒rl─▒k vard─▒r. Seninle bizim aram─▒zda anla┼čmam─▒za engel bir de perde vard─▒r. Sen istedi─čini yap, ├ž├╝nk├╝ biz yap─▒yoruz" dediler.

6 - Ey Muhammed! De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insan─▒m, ancak bana il├óh─▒n─▒z─▒n bir tek il├óh oldu─ču vahyediliyor. Art─▒k hep O'na y├Ânelin ve O'ndan ba─č─▒┼članma dileyin. Vay O'na ortak ko┼čanlar─▒n haline!

7 - Onlar, zekatı vermezler, ahireti de inkâr ederler.

8 - ┼×├╝phesiz ki, iman edip, salih amel i┼čleyenler i├žin de bitmez t├╝kenmez bir m├╝kafat vard─▒r.

9 - De ki: "Siz yeri iki g├╝nde yaratan─▒ ger├žekten ink├ór edip duracak m─▒s─▒n─▒z? Bir de O'na e┼čler ko┼čuyorsunuz ha? O b├╝t├╝n ├ólemlerin Rabbidir."

10 - O, yerin ├╝st├╝nde sabit da─člar yaratt─▒. Orada bereketler meydana getirdi. Orada ara┼čt─▒r─▒p soranlar i├žin r─▒z─▒klar─▒ tam d├Ârt g├╝nde belli bir seviyede takdir edip, d├╝zene koydu.

11 - Sonra duman halinde bulunan g├Â─če y├Âneldi. Ona ve yerk├╝reye: "├Ästeyerek veya istemeyerek buyru─čuma gelin." dedi. Her ikisi de: "├Ästeyerek geldik" dediler.

12 - B├Âylece Allah onlar─▒ iki g├╝nde yedi g├Âk olmak ├╝zere yerine koydu. Her g├Â─če kendi i┼čini bildirdi. Biz en yak─▒n g├Â─č├╝ kandillerle s├╝sledik ve koruduk. ├Ä┼čte bu ├žok g├╝├žl├╝ ve her ┼čeyi bilen Allah'─▒n takdiridir.

13 - E─čer onlar, yine y├╝z ├ževirirlerse de ki: "Ben sizi ┬d ve Semud'un ba┼č─▒na gelen y─▒ld─▒r─▒ma benzer bir y─▒ld─▒r─▒ma kar┼č─▒ uyard─▒m."

14 - Onlara Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyin diye ├Ânlerinden ve arkalar─▒ndan peygamberler geldi─či zaman: "E─čer Rabbimiz dileseydi mutlaka melekler indirirdi. Biz sizin tebli─č i├žin g├Ânderildi─činiz ┼čeylere inanmay─▒z." dediler.

15 - ┬d kavmine gelince onlar yery├╝z├╝nde b├╝y├╝kl├╝k taslad─▒lar ve: "Bizden daha kuvvetli kim vard─▒r?" dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah'─▒n kendilerinden daha kuvvetli oldu─čunu g├Ârmediler mi? Onlar bizim ├óyetlerimizi bile bile ink├ór ediyorlard─▒.

16 - Bu y├╝zden biz de onlara d├╝nya hayat─▒nda rezillik azab─▒n─▒ tatt─▒rmak i├žin o u─čursuz g├╝nlerde dondurucu bir kas─▒rga g├Ânderdik. Ahiret azab─▒ ise elbette daha ├žok rezil edicidir. Onlara yard─▒m da edilmeyecektir.

17 - Sem├╗d kavmine gelince, biz onlara do─čru yolu g├Âsterdik. Fakat onlar k├Ârl├╝─č├╝ do─čru yola tercih ettiler. Bunun ├╝zerine kazand─▒klar─▒ k├Ât├╝l├╝k y├╝z├╝nden al├žalt─▒c─▒ azab─▒n y─▒ld─▒r─▒m─▒ onlar─▒ ├žarp─▒verdi.

18 - Biz iman edenleri ve k├Ât├╝l├╝kten sak─▒nanlar─▒ ise kurtard─▒k.

19 - O g├╝n Allah'─▒n d├╝┼čmanlar─▒ cehennem ate┼čine s├╝r├╝lmek ├╝zere hep bir araya toplan─▒rlar.

20 - Nihayet oraya vard─▒klar─▒ zaman kulaklar─▒, g├Âzleri ve derileri yapt─▒klar─▒ ┼čeyler hakk─▒nda onlar─▒n aleyhinde ┼čahitlik ederler.

21 - Onlar derilerine: "Ni├žin aleyhimize ┼čahitlik ettiniz?" derler. Derileri de: "Bizi her ┼čeyi konu┼čturan Allah konu┼čturdu, sizi ilk defa yaratan O'dur ve siz yine O'na d├Ând├╝r├╝l├╝yorsunuz" derler.

22 - Siz kulaklar─▒n─▒z─▒n, g├Âzlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde ┼čahitlik edece─činden korkarak k├Ât├╝l├╝kten sak─▒nm─▒yordunuz. Fakat yapt─▒klar─▒n─▒zdan bir├žo─čunu Allah'─▒n bilmeyece─čini zannediyordunuz.

23 - ├Ä┼čte Rabbiniz hakk─▒nda besledi─činiz bu zann─▒n─▒z sizi helak etti de zarara u─črayanlardan oldunuz.

24 - ┼×imdi e─čer dayanabilirlerse onlar─▒n yeri ate┼čtir. Yok e─čer ho┼čnutlu─ča d├Ânmek isterlerse bile art─▒k onlar ho┼čnut edileceklerden de─čildirler.

25 - Biz onlara birtak─▒m arkada┼člar musallat ettik de onlar kendilerine ├Ânlerinde ve arkalar─▒nda ne varsa hepsini g├╝zel g├Âsterdiler. B├Âylece kendilerinden ├Ânce gelip, ge├žmi┼č olan cin ve insan topluluklar─▒ hakk─▒ndaki, azab s├Âz├╝ onlar i├žin de hak oldu. Do─črusu onlar─▒n hepsi de kendilerine yaz─▒k etmi┼člerdir.

26 - Înkâr edenler: "Bu Kur'ân-ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz" dediler.

27 - Biz mutlaka ink├ór edenlere ┼čiddetli bir azab tatt─▒raca─č─▒z. Ve onlara yapt─▒klar─▒ amellerin en k├Ât├╝s├╝n├╝n cezas─▒n─▒ verece─čiz.

28 - ├Ä┼čte Allah'─▒n d├╝┼čmanlar─▒n─▒n cezas─▒ ate┼čtir. ┬yetlerimizi bile bile ink├ór etmelerinin cezas─▒ olarak, onlar i├žin orada ebed├« olarak kalacaklar─▒ cehennem yurdu vard─▒r.

29 - ├Änk├ór edenler: "Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi do─čru yoldan sapt─▒ranlar─▒ bize g├Âster de onlar─▒ ayaklar─▒m─▒z─▒n alt─▒na alal─▒m, b├Âylece cehennemin en alt─▒nda kalanlardan olsunlar." diyeceklerdir.

30 - "Rabbimiz Allah't─▒r" deyip, sonra da do─črulukta devam edenlere gelince, onlar─▒n ├╝zerine melekler iner ve derler ki: "Korkmay─▒n, ├╝z├╝lmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin."

31 - "Biz d├╝nya hayat─▒nda da, ahirette de sizin dostlar─▒n─▒z─▒z. Cennette sizin i├žin can─▒n─▒z─▒n ├žekti─či ve istedi─činiz her ┼čey vard─▒r."

32 - Bunlar ├žok ba─č─▒┼člay─▒c─▒ ve ├žok merhametli olan Allah taraf─▒ndan bir a─č─▒rlamad─▒r.

33 - Allah'a davet eden, salih amel i┼čleyen ve: "Ben ger├žekten m├╝sl├╝manlardan─▒m" diyen kimseden daha g├╝zel s├Âzl├╝ kim olabilir?

34 - Hem iyilik de bir de─čildir, k├Ât├╝l├╝k de. K├Ât├╝l├╝─č├╝ en g├╝zel bir ┼čekilde sav. O zaman seninle kendi aras─▒nda bir d├╝┼čmanl─▒k olan ki┼činin, sanki samimi bir dost gibi oldu─čunu g├Âr├╝rs├╝n.

35 - Bu olgunlu─ča ancak sabredenler kavu┼čturulur, buna ancak hay─▒rdan b├╝y├╝k bir pay sahibi olan kavu┼čturulur.

36 - E─čer ┼čeytandan gelen k├Ât├╝ bir d├╝┼č├╝nce seni d├╝rtecek olursa hemen Allah'a s─▒─č─▒n. ├ç├╝nk├╝ O her ┼čeyi i┼čitir ve bilir.

37 - Gece ile g├╝nd├╝z ve g├╝ne┼č ile ay Allah'─▒n kudretinin delillerindendir. G├╝ne┼če ve aya secde etmeyin. E─čer sadece Allah'a kulluk yapmak istiyorsan─▒z, onlar─▒ yaratan Allah'a secde edin.

38 - E─čer onlar b├╝y├╝kl├╝k taslarlarsa bilsinler ki, Rabbinin yan─▒ndaki melekler gece g├╝nd├╝z O'nu tesbih ederler ve hi├ž usanmazlar.

39 - Senin yery├╝z├╝n├╝ boynu b├╝k├╝k, kupkuru g├Ârmen de Allah'─▒n kudretinin delillerindendir. Biz onun ├╝zerine suyu indirdi─čimiz zaman titre┼čir ve kabar─▒r. ┼×├╝phesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ├Âl├╝leri de diriltir. Do─črusu O'nun her ┼čeye g├╝c├╝ yeter.

40 - ┬yetlerimiz hakk─▒nda do─čruluktan ayr─▒l─▒p ink├óra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ate┼če at─▒lacak olan m─▒ daha hay─▒rl─▒d─▒r, yoksa k─▒yamet g├╝n├╝ g├╝ven i├žinde gelecek olan m─▒? ├Ästedi─činizi yap─▒n. ┼×├╝phesiz ki Allah, yapt─▒─č─▒n─▒z ┼čeyleri hakk─▒yla g├Âr├╝r.

41 - Kur'├ón kendilerine geldi─činde onu ink├ór edenler, mutlaka cezalar─▒n─▒ ├žekceklerdir. O ger├žekten ├žok de─čerli bir kitapt─▒r.

42 - Ona ne ├Ân├╝nden, ne de ard─▒ndan bat─▒l gelemez. O h├╝k├╝m ve hikmet sahibi, ├Â─č├╝lmeye lay─▒k olan Allah taraf─▒ndan indirilmi┼čtir.

43 - Ey Muhammed! Sana senden ├Ânceki peygamberlere s├Âylenenden ba┼čka bir ┼čey s├Âylenmiyor. ┼×├╝phesiz ki senin Rabbin hem ma─čfiret sahibidir hem de ac─▒ verecek bir azap sahibidir.

44 - E─čer biz onu yabanc─▒ dilden bir Kur'├ón yapsayd─▒k onlar mutlaka: "Bu kitab─▒n ├óyetleri geni┼č├že a├ž─▒klanmal─▒ de─čil miydi? Arap bir peygambere yabanc─▒ dil, ├Âyle mi?" derlerdi. Sen de ki: "O, iman edenler i├žin bir hidayet ve ┼čifad─▒r." ├Äman etmeyenlerin kulaklar─▒nda ise bir a─č─▒rl─▒k vard─▒r. Kur'├ón onlara g├Âre bir k├Ârl├╝kt├╝r. Sanki onlar uzak bir yerden ├ža─čr─▒l─▒yorlar (da duymuyorlar).

45 - Andolsun ki biz Musa'ya Tevrat'─▒ vermi┼čtik de onda ihtilafa d├╝┼čm├╝┼člerdi. E─čer Rabbin taraf─▒ndan azab─▒n ertelenmesine dair bir s├Âz ge├žmeseydi mutlaka aralar─▒nda h├╝k├╝m verilirdi. Ger├žekten onlar Kur'├ón hakk─▒nda bir ┼č├╝phe ve teredd├╝t i├žindedirler.

46 - Her kim iyi bir i┼č yaparsa, kendi lehine yapm─▒┼č olur. Kim de bir k├Ât├╝l├╝k yaparsa, kendi aleyhine yapm─▒┼č olur. Rabbin kullara zulmedecek de─čildir.

47 - K─▒yamet zaman─▒n─▒ bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi d─▒┼č─▒nda hi├žbir meyve kabu─čundan ├ž─▒kmaz, hi├žbir di┼či gebe kalmaz ve do─čurmaz. Allah onlara: "Bana ko┼čtu─čunuz ortaklar─▒m nerede?" diye seslendi─či g├╝n, onlar: "Senin orta─č─▒n oldu─čuna dair bizden hi├žbir ┼čahit olmad─▒─č─▒n─▒ sana arz ederiz." derler.

48 - ├ľnceden tapmakta olduklar─▒ ┼čeyler, kendilerinden uzakla┼č─▒p kaybolmu┼čtur. Onlar da kendileri i├žin ka├žacak bir yer olmad─▒─č─▒n─▒ anlam─▒┼člard─▒r.

49 - ├Änsan hay─▒r istemekten usanmaz, fakat kendisine bir k├Ât├╝l├╝k dokununca ├╝z├╝l├╝r ve ├╝mitsizli─če d├╝┼čer.

50 - Andolsun ki kendisine dokunan bir zarardan sonra, biz ona taraf─▒m─▒zdan bir rahmet tatt─▒rsak, O: "Bu benim hakk─▒md─▒r, k─▒yametin kopaca─č─▒n─▒ da sanm─▒yorum, Rabbime d├Ând├╝r├╝lm├╝┼č olsam bile mutlaka O'nun yan─▒nda benim i├žin daha g├╝zel ┼čeyler vard─▒r" der. Biz o ink├ór edenlere yapt─▒klar─▒ ┼čeyleri mutlaka haber verece─čiz ve onlara a─č─▒r bir azap tatt─▒raca─č─▒z.

51 - Biz insana bir nimet verdi─čimiz zaman o y├╝z ├ževirir, yan ├žizer. Ona bir k├Ât├╝l├╝k dokundu─ču zaman da uzun uzun yalvar─▒r.

52 - Ey Muhammed! De ki: "Ne dersiniz? O Kur'├ón Allah taraf─▒ndan gelmi┼č olup da sonra siz onu ink├ór etmi┼čseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayr─▒l─▒─ča d├╝┼čenden daha sap─▒k kim olabilir?"

53 - Biz onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi g├Âsterece─čiz ki, Kur'├ón'─▒n hak oldu─ču kendilerine a├ž─▒k├ža belli olsun. Senin Rabbinin her ┼čeye ┼čahit olmas─▒ kafi de─čil mi?

54 - ├Äyi bilin ki onlar Rablerine kavu┼čmaktan bir ┼č├╝phe i├žindedirler, yine iyi bilin ki, Allah her ┼čeyi ilmiyle ku┼čatm─▒┼čt─▒r.

Share on Facebook! Share on Twitter! StumbleUpon

Makaleler « Elmal─▒l─▒ Muhammed Hamdi Yaz─▒r (T├╝rk├že) »

» 58-M├ťCADELE: » 114-NAS: » 29-ANKEBUT:
» 85-BURUC: » 113-FELAK: » 28-KASAS:
» 57-HAD├ÄD: » 86-TARIK: » 56-VAK├ÄA:
» 55-RAHMAN: » 83-MUTAFF├ÄF├Ä » 111-TEBBET:
» 26-┼×UARA: » 84-├ÄN┼×├ÄKAK: » 112-├ÄHLAS:
» 27-NEML: » 25-FURKAN: » 54-KAMER:
» 82-├ÄNF├ÄTAR: » 110-NASR: » 80-ABESE:
» 108-KEVSER: » 23-M├ť'M├ÄNUN: » 52-TUR:
» 81-TEKV├ÄR: » 109-KAF├ÄRUN: » 24-NUR:
» 53-NECM: » 107-MA'UN: » 22-HAC:
» 51-ZAR├ÄYAT: » 48-FET├ÄH: » 50-KAF:
» 79-NAZ├Ä'AT: » 77-M├ťRSELAT: » 49-HUCURAT:
» 78-NEBE': » 106-KUREY┼×: » 21-ENB├ÄYA:
» 105-F├ÄL: » 20-TAHA: » 76-├ÄNSAN:
» 104-H├ťMEZE: » 19-MERYEM: » 75-KIYAMET:
» 103-ASR: » 18-KEHF: » 47-MUHAMMED:
» 74-M├ťDDESS├ÄR: » 102-TEKAS├ťR: » 17-├ÄSRA:
» 101-KAAR├Ä'A: » 16-NAHL: » 46-AHKAF:
» 73-M├ťZZEMM├ÄL: » 45-CAS├ÄYE: » 43-ZUHRUF:
» 72-C├ÄN: » 100-AD├ÄYAT: » 15-H├ÄCR:
» 44-DUHAN: » 71-NUH: » 99-Z├ÄLZAL:
» 14-├ÄBRAH├ÄM: » 70-MEAR├ÄC: » 98-BEYY├ÄNE:
» 13-RA'D: » 41-FUSS├ÄLET: » 42-┼×URA:
» 40-M├ť'M├ÄN: » 69-HAKKA: » 97-KAD├ÄR:
» 12-YUSUF: » 39-Z├ťMER: » 68-KALEM:
» 96-ALAK: » 11-HUD: » 38-SAD:
» 67-M├ťLK: » 95-T├ÄN: » 10-YUNUS:
» 66-TAHR├ÄM: » 94-├ÄN┼×├ÄRAH: » 9-TEVBE:
» 37-SAFFAT: » 65-TALAK: » 93-DUHA:
» 8-ENFAL: » 36-YAS├ÄN: » 35-FATIR:
» 64-TEđABUN: » 92-LEYL: » 7-ARAF:
» 63-M├ťNAF├ÄKUN: » 91-┼×EMS: » 6-EN'AM:
» 34-SEBE': » 62-CUM'A: » 90-BELED:
» 5-MA├ÄDE: » 33-AHZAB: » 1-FAT├ÄHA:
» 30-RUM: » 59-HA┼×R: » 87-A'LA:
» 2-BAKARA: » 32-SECDE: » 61-SAF:
» 89-FECR: » 4-N├ÄSA: » 60-M├ťMTEH├ÄNE:
» 88-đA┼×├ÄYE: » 3-AL-├Ä ├ÄMRAN: » 31-LOKMAN: