| :Hürmet-i Muhasara: |
|
Hurmet'i muhasara Ahiret Kardesligi ve Evlatligi Evlatligin Islami Hükmü Hürmet-i Musahara Islam'da Haram Olan Evlenme Sekilleri Kari Koca birbirini Ismiyle Çagirabilir mi? Mut'a Nikahi Islam'da Varmidir? Ahiret Kardeşliği ve Evlatlığı İslam'da soy veya süt yolundan başka, kadın ile erkek arasında kardeşlik yoktur. Dolayısıyla İslam'da ahiret kardeşliği veya ahiret evlatlığı diye bir müessese yoktur. Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN Evlatlığın İslami Hükmü İslam, kimsesiz, bakıma ve yardıma muhtaç olan çocuklara sahip çıkılmasını teşvik etmiştir. Ancak bir çocuğu geçek ana-babsıymıi gibi büyütüp, ona ana-baba dedirtmek. Onu aile ferleri arasına almak ve varis yapmak İslam da yoktur. Bu bir cahilliyet adetidir. Bu şekilde evlatlık Allah'ın hükmüne karşı çıkmak demektir. "Muhammed içinizdeki adamlardan hiç birinin babası değildir" (Ahzab Suresi : 40 ) ayetiyle evlatlık yasaklanmıştır. Allah Resulü: "bilerek kendisini babasından başkasına nisbet eden kimseye cennet haramdır." buyurmuştur. Alalh Resulu de ilk hanımı Hz.Hatice'nin kendisine hediye ettiği Zeyd-i evlatlık edinmişti. Bundan dolayı ona "Muhammed oplu Zeyd" denirdi. Sonra Cenab-ı Hak şu ayetle evlatlığı kaldırmıştır. "Allah bir adamın içinde iki kalb yaratmadı. O evlatlıklarınızı öz oğullarınız gibi tanımadı. Bu, sizin ağızlarınızdaki sözünüzdür. Allah hakkı söyler ve o doğru yolu gösterir. Evlatlıklarınızı babalarına nisbetle çağırın. Bu, Allah indinde daha doğrudur. Eğer babalarının kim olduklarınmı bilmiyorsanız o halde dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır."(Ahzab Suresi : 4-5) Bu ayet geldikten sonra Hz.Zeyd'e "Harise oğlu Zeyd" dendi. Evlatlık kaldırılınca evlatlığın mahremiyeti de kalmadı. Onunla ve yakınlarıyla evlenmekte İslami açıdan bir sakınca yoktur. Cenab-ı Hak bunun uygulamasını ilk önce Peygamberine yaptırmıştır. Allah Resulu evlatlığı Zeyd'in boşadığı Zeynep binti Cahş ile evlenmiştir. Kur'an şöyle buyurur: "Madem ki Zeyd o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık. Ta ki evlatlıkların kendilerinden ilişiklerini kestikleri eşleri almakta müminler üzerine günah olmasın." (Ahzab Suresi : 37) Evlatlıklar, soy açısından başka bir yakınlığa sahip değillerse tamamen yabancı kimseler gibidir. Bir kimse evlat edindiği erkek çocuğu kendi öz kızı ile evlendirebilir. Evlatlık kız ise onu, kendisine veya oğluna nikahlayabilir. Evlat edindiği oğlanın boşadığı karısını, iddeti dolduktan sonra, babalığı alabilir. Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN Hürmet-i Musahara Hürmet-i Musahara: Hısımlıktan metdana gelen haramlık demektir. Bu hısımlık hakiki olur bir de hükmi olur. İkisinde de haramlık meydana gelir. Hakiki hısımlıktan evlenilmesi haram olan kadınlar bölümünde bahsetmiştik. Hükmi hısımlık ise aşağıda açıklanacaktır. Bu meseleler az da olsa müslüğmanların başına gelen olaylardır. Müslümanların bu konuda çok dikkatli olması lazımdır. Çüğnkü bu konu takva veya teferruat değil, farz ve haram olan konulardır. Hanefi mezhebine göre hurmet-i musahara şöyle tarif edilir : "Birbiriyle cinsel ilişkide bulunan yahut derileri çıplak olarak veya vücut sıcaklığını hissettirecek kadar ince bir elbisenin üstünden birbirine değip şehvet duyan yahut birbirinin cinsel organını açıkça görüpde (kıl bitim yerini görmek yeterli deği) şehvet duyarlarsa "Hurmet-i Musahara" meydana gelir. Yani sanki birbirleriyle karı-koca olmuş gibi birbirlerinin büyükleri ve küçükleri kendilerine haram olur. Hükmi hısımlık meydana gelir. Birkaç örnek vermek gerekirse: Bir kimse şehvetle kayın validesinin veya kayın pederinin elini tutarsa eşi ona haram olur. Bir erkek kayın validesinin veya bir kadın kayınpederininm elini tutup bu sebeple her ikisinde veya birinde şehvet hissi doğarsa, eşlerin kocaları kendilerine haram olur, nikah gider Şehvetin ölçüsü : Yalnız aklından kötü birşey geçirmek değil, erkeğin cinsel organının canlanması kadın ve yaşlının kalbinin meyletmesi. Bu haramlılığın oluşması için, kendine dokunan veya cinsel organına bakılan kişinin "müştehat" olması şarttır. Dokuz yaşından aşağı olan çocuklar müştehat değildir. Bu dokunuşun veya bakışın, bilerek, sehven, hataen veya zorla oluşu arasında hiçbir fark yoktur. Hepsinde haramlılık gerçekleşir. Faydalanılan Eserler: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN İslam'da Haram Olan Evlenme Şekilleri Bunlar İslamdan önce cahilliyet devrinde uygulanan nikah şekilleridir. Tamamı batıldır. Nikah-ıMuta Nikah-ı Makt : Dul kalan kadın kocasının mirasına dahil olurdu. Başka karısından çocukları varsa en büyük oğul babasının karısına başkasından daha çok hak sahibiydi. Eğer üvey annesi ile evlenmek istiyorsa onun üzerine bir elbise atar ve onu sahiplenirdi, bu genel bir uygulama şeklini almıştı. Nikah-ı Şığar : Takas evlenmesi demektir. İki kişi aynı miktar mehirle, kızlarını birbirine evlenmek üzere vermeyi taahüt ederler. Kadına verilmesi gereken mehirden babave kocalar faydalanmış olur. Nikah-ı İstibda : Kendi soyundan daha asil ve daha zeki bir çocuk sahibi olmak isteyen adam, karısını meziyetleriyle tanınmış bir erkeğe gönderir. Kadın gebe kaldıktan sonra evine döner. Koca gebelik kesin belli oluncaya kadar karısına yanaşmaz. Doğan çocuk kocadan olmuş sayılır ve onun mirasçısı olurdu. Grup Evlenmesi : Sayıları onu geçmeyen bir grup erkek aynı kadınla cinsel ilişkide bulunurdu. Kadı, gebe kalır çocuk doğurursa, doğumdan bir müddet sonra bu erkeklerin hepsini davet eder ve onlara şöyle derdi: Benimle olan ilişkinizden doğan şeyi biliyorsunuz. bir çocuk sahibi oldum. Erkeklerden birine hitap ederek: "Ey Ebucehil çocuğuna istediğin adı koy" derdi. Bu andan itibaren o kimse çocuğun babası olur ve babalığı red edemezdi. Serbest Birleşme : Bazı kadınlar bütün erkekleri kabul ederler ve kapılarına bayrak asarlardı. bir çocuk doğurunca bütün müşterilerini toplar ve "kaif" denilen bir kimse çocuğun babasının kim olduğunu tayin ederdi. Artık o kimse çocuğun babası olurdu. Nikah-ı Bedel : İki erkeğin karılarını muayyen bir müddet için değiştirmeleridir. Nikah-ı Hdn : Erkek muayyen bir bedel karşılığında bir kaç gün birlikte yaşamak için kadınla anlaşırdı. bu bir nevi metres hayatı şeklinde olan bir birleşmeydi. D Karı Koca birbirini İsmen Çağırabilir mi? Erkeğin hanımını adı ile çağırmasında bir mahsur yoktur. Fakat kadının kocasını ismen çağırması mekruh görülmüştür. Kadını kocasına karşı saygı göstermesi açıısndan "Beyefendi" gibi sıfatlarla çağırması çok daha güzeldir. Aynı şekilde ana-babayı ismi ile çağırmak mekruhtur. Yine kadının kocasına "oğlum", kocanın karısına "kızım" demesi tahrimen mekruhtur. Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN Mut'a Nikahı İslam'da Varmıdır? Mut'a nikahı : Cahiliyet devrinden kalan bir nikah şeklidir. İslam'ın ilk yıllarında, özellikle harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan askerler için mut'a nikahına izin verilmiş, HGayber savaşına kadar mübah olan bu nikah Peygamberimizin sünnetiyle yasaklanıp haram kılınmıştır. Mut'a nikahı ücret karşılığında belli bir vakit için kadınla evlenmektir. Muta'nın en az müddeti bir cinsel ilişki geçecek zaman parçasıdır. En çok ise 99 senedir. Erkek kadına hitaben "Beni beş aylık bir zaman için Mut'alandır. Ya da "Şu kadar para karşılığında seninle mut'alandım" deyip kaadın da kabul ederse mut'a olur. Halk dilinde "acem nikahı" denen bu iş fuhuştan başka bir şey değildir. Allah Resulu kesin olarak bunu yasaklamıştır. Ashab'dan, tabiinden ve müçtehidlerden bu tür nikahı kabul eden kimse yoktur. Mut'a nikahı ile evlenen kadın erkeğe, erkekte kadına varis olamaz. Mut'a nikahının müddetinin az veya çok olması arasında hiç bir fark yoktur. Allah Resulu buyuruyor: "Ey insanlar, ben mut'a nikahı ile kadınlardan faydalanmanız için izin vermiştim. Şüphe yol ki, Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kılmıştır. Kimin yanında bunlardan bir kadın varsa hemen onu serbest bıraksın, onlara verdiği şeylerden hiçbir şeyi geri almasın". Dört mezhebe göre böyle bir akit yapmak batıldır. Şia'nın önemli kollarından biri olan Zeydiye de Mut'a nikahının batıl olduğuna inanır ve bu konuda Hanefi alimleri ile hareket eder. Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN |
|
MUSLUMANLAR.COM
© 2004 |
|
|