|
aterina
Ziyaretçi
|
 |
« : 13 Temmuz 2009, 21:32:48 » |
|
Elçilerin bu önemli özelliklerini fark eden yalnızca beraberlerindeki müminler değildir. Tebliğ yaptıkları toplumların neredeyse bütün üyeleri onlardaki bu üstünlüğe şahit olmuş ve hayranlıklarını gizleyememişlerdir. Gerçekten de, Allah aşkını kalbinde yaşayan samimi bir mümindeki farklılık hemen hissedilir.
Allah'a derin bir bağlılık hisseden ve Rabbimiz'e karşı saygı dolu korku duyan bir mümin, bakışlarındaki şuur, kişiliğindeki asaletle diğer insanlardan daha üstün bir ahlak ve tavır sergiler. Böyle bir insan, Allah'ın yarattığı tüm canlılara karşı da içli bir sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşır. Rabbimiz'in üstün yaratma ilmini gösteren her bir örnek onu heyecanlandırır, her bir detay coşkusunun ve imanının artmasına vesile olur.
Allah'ı Çok Sevenler, Her Durumda Allah'a Yönelip Dönerler:
Allah'a derin bir sevgiyle bağlanan ve titizlikle korkup sakınan bir insan her işinde daima Allah'a yönelip döner ve kendisine yalnızca Rabbimiz'i vekil edinir. Kendisine ulaşan tüm yardımın ve iyiliğin ancak Allah'tan geldiğini bilir. Allah'tan başka hiçbir varlıktan medet ummaz. Tek dostu ve velisi Yüce Allah'tır. Allah, iman edenlerin gerçek dostunun ve yardımcısının ancak Kendisi olduğunu Kuran'da şöyle bildirmektedir:
"... Bilmez misin ki Allah, gerçekten her şeye güç yetirendir. (Yine) Bilmez misin ki, gerçekten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur." (Bakara Suresi, 106-107)
Allah'a Coşkulu Bir Sevgi ile Bağlanmak
Sevgi Duyulan Her Şey Allah'ı Anmak için Bir Vesiledir:
Alemleri yoktan var eden Yüce Allah, küçücük bir muhabbet kuşunda dahi insanın çok hoşuna gidecek birçok özellik yaratır. Adeta insan sesi çıkartarak konuşabilen, mavinin, sarının, yeşilin farklı tonlarıyla çok estetik bir görünüme sahip olan ve sevilmekten çok hoşlanan bu küçücük canlılar, Allah'ın sonsuz kainat içinde yarattığı sayısız güzellikten sadece bir tanesidir. Tüm insanlar bu sevimli canlıların görüntüsünden zevk alır. Ancak bu görüntünün ardında, Allah'ın sonsuz ilminin olduğunun şuurunda olan bir insanın tavrı ve düşüncesi diğer insanlara göre oldukça farklıdır. Bu bilinçle hareket eden bir kişi gördüğü bu güzellik karşısında Allah'ı tesbih eder. Allah'ın kendisine verdiği sevgi, şefkat ve merhamet duyguları için de şükreder. Benzer bir durum için Kuran'da şöyle bir örnek verilmektedir:
"Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip-dönen biriydi. Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu. O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbim'i zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar. "Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı." (Sad Suresi, 30-33)
Ayetlerden de anlaşılacağı üzere tüm sevgilerin kaynağında, Allah sevgisi ve Allah'ı zikretme amacı bulunmalıdır. Nitekim, kalbinde derin bir Allah sevgisi olan bir insanın Allah'ı zikretme konusundaki isteği, kararlılığı ve devamlılığı için karşılaştığı her durum bir vesile olmaktadır. Tüm iman edenler için güzel bir yol gösterici olan bu örnek, bizlere şahit olduğumuz tüm güzelliklere karşı nasıl bir tavır içerisinde olmamız gerektiğini de göstermektedir.
Allah Aşkı, Her An, Her Dakika Yaşanan Bir Sevgidir:
Vicdanını kullanarak etrafındaki mükemmel düzeni idrak edebilen insanlar için tüm kainat, Allah'a olan sevgilerini artıracak vesilelerle doludur. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
"Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır." (Casiye Suresi, 13)
Ayette bildirildiği gibi 'göklerde ve yerde olanların tümü'nün Allah'ın birer nimeti olduğunun unutulmaması gerekmektedir. Yağmur getiren bulutlar, yaşamaya elverişli tek gezegen olan Dünya, kesintisiz olarak bize fayda sağlayan Güneş, yüzlerce mineral yerleştirilerek ürün almaya elverişli hale getirilen topraklar ve içinde milyarlarca canlının yaşadığı denizler gibi saymakla bitirilemeyecek pek çok nimet ilk bakışta insan hayatı açısından son derece önem taşıyan ve çıplak gözle de görülebilen nimetlerdir. Bunların yanında bizi bir yerden başka bir yere götüren arabalar, kullandığımız cep telefonları, bilgisayarlar, internet, oturduğumuz evler, musluğu açtığımızda akan sıcak su, soluduğumuz oksijen... Hepsi, Yüce Allah'ın bizim için boyun eğdirdiği ve faydamıza sunduğu güzellikler ve nimetlerdir. Allah, bir ayette insanların, "O'nun nimetlerini bir genelleme yaparak dahi saymaya güç yetiremeyeceğini" bildirmiştir. (Nahl Suresi, 18) Derin düşünen iman sahipleri bu nimetleri ve nimetlerdeki detayları eksiksiz görmeye gayret ederler. Her an, her dakika Allah'ı hatırlamak, zikretmek, şükretmek ve böylelikle daha çok sevmek iman edenlerin kalplerinin aşk ile Allah'a bağlanmasına vesile olacaktır. Bir ayette salih müminlerin yaşamlarının her anında Allah'ı düşünüp zikrettikleri şu şekilde bildirilmiştir:
"Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)
Ayette de bildirildiği üzere, Allah'ı aşkla seven bir kimse hiçbir zaman Allah'ın nimetlerini unutmaz. Güneş'in her sabah yeniden doğuşuna bir nimet olarak bakar, her yağmur yağışında, her yaprak düştüğünde, her yediği lokmada, her nefes alışında Allah'ı anar. Her şey ona Allah'ı hatırlatır ve hiçbir şey ona Allah'ı unutturamaz.
|